Biz Biraz Seydik. Yok Yok Iyiydik.
Gitanes sert geliyordu, asktan söz edemiyorduk. Kendimizle ilgili kendimizle ve baskalariyla konusuyorduk. Biz kendimizi meshur zannediyorduk. Birbirimizi tanimadan yasayip gidiyorduk."Kilicimi erik ugruna asmadim."1. 1Sözcük oyunu: Pour des prunes ("erik ugruna"): Bosu bosuna, karsiliksiz.(çev.)." Erik için çildiriyorduk.
Karambolden gol bulup 1-0'a yatiyorduk. Kalkiyorduk, sabah olmustu. Evde
duruyor, divanda divanelige yaklasiyorduk.
Vladimir- Insan neyse odur.
Estragon- Yapacak hiçbirtey yok.
Deniz- Sinemaya gidelim.
Godot- Olur ama benim bir itim var, orada buluturuz.
Estragon- Tamam ama geçen seferki gibi olmasin.
Biz ayrica komiktik, espiriliydik. Fakirdik, ama krallar gibi yasiyorduk. Çiplaktik, kral zaten çiplakti, bunu söyleyen salakti. Sevisiyorduk, erken bosalmaktan korkuyorduk. Bosveriyorduk, bir daha yapariz diyorduk, ayip oluyordu. Kalkip giyiniyorduk, salona geçiyorduk, sigara içiyorduk. Bizim Bakanlar Kurulunu pek takmiyorduk ama, US Surgean's General'dan tirsiyorduk. Yasamis olmak yetmiyordu, bir de ondan söz ediyorduk. Erken bosaldigimiz için, bu seferlik susuyorduk.
Rakiya buzu önce koymayacak kadar titiz, içtikten sonra Istiklal caddesine kusacak kadar öküzdük. Biz kendimize ben demekten korkuyor, belki utaniyorduk.
Belki utanmiyorduk ama -ne demekse- kendimize yabanciydik. Emin olmadigimiz seyler çoktu. Rollerimize çalismiyor, kötü oyuncu olmayi kabullenemiyor, hepsini birden erteliyorduk.
Yagan karlarin elimizin üstünde agirlastigini hissediyorduk, silkelemek istiyorduk, ama uyumak istegi, içimizdeki bütün baska isteklerden daha agir basiyordu.
Aptal olduklarina inandiklarimiza karsi isyankarca (bunu kitaplardan ögrenmistik), iyi olduklarina inandiklarimiza karsi duyarsizca (bunu filmlerden), güçlü olduklarina inandiklarimiza karsi dimdik ayakta (bunu herkes biliyordu), hiçbirsey yapmiyorduk. Akilli, kötü ve güçsüz müydük? Hatirlamak, aylar önce koltugun altina kaçmis olan bir parça çikolatayi bulmak gibidir. Hatirladigini anlatmak o çikolatayi yemek gibi olabilir.
Sen sik sik gülen gülerken de /Sevecen bir akdeniz çizgisini /Sol yanina agzinin /Ilistiren çocuk özenle /Yabana mi atiyorum yani seni /Yabana mi atiyorum saat alti buçuklari /Çocuk ve Allah'in en eski baskisini /Degil degil bunlarin biri /Gözlerimin gemileri kus istiyor /Açilip kapandikça sevdam /Kapanip açiliyor mavi /Sahmaran süt istiyor kefeninden /Üç aylik ölmüs çocuklarin /Kerem ile Arzu geliyor Asli ile Kanber /Ay kana kana batiyor /Ay kana kana batiyor /Eskiyalar gecenin yanginini izliyorlar uzakta /Kargapazari daglarini dolanan yasli ve öfkeli bir otobüsteydim…
Los Angeles'i filmlerden, Dogu'yu siirlerden taniyor, sizi biryerlerden hatirliyorduk. Siir seviyorduk, yasamlarimiz kötü yazilmis bir nesir, yüregimiz çok acitan bir nasirdi. Acilarimizi içki, asklarimizi siirle geçistiriyorduk. Sevdayi zaten hiç yasamamistik. Sevdanin sairlerin ortaklasa söyledikleri bir yalan oldugundan süpheleniyorduk. Unuttuklarimiz umut dolu, hatirladiklarimiz yersizdi. Beyinlerimiz kafein rüzgarinda kaybolmut bir yelkenlinin, sakin kürekçisiydi, ve benzetmeler bazen çirkin olabilirdi.
Çingene kadinlarin yanindan yürürken, /Burnuma nergis kokulari gelmisti. /Meyhanede arkadaslarimla bunu konustuk. /Raki ve dizeler yere akarken,ben siiri senin için sevdim. /Isiklar parlar sanki biraz daha yorgun gözlerimde. /Gece sehri sey yapar. /Bir takanin sesi sessizligi kesmisti. /Baliklar ziplarken, ben denizi senin için sevdim. /Uzak bir ülkeden gelen esinti, üsüttü yüregimi. /Yosun kokusu çocuklugumu hatirlatirken, /Ben çocukken hiç yosun kokladim mi ki? /Hiç yanmamis bir fener, gemi kazalarindan sorumlu olabilir mi? /Soba yanarken ben Rumeli Fener'ini senin için sevdim. /Bir gün vardi, bulutlar gitmisti. /Küçük Bebek yokusu büyümüs, beni denize götürdü. /Küçük kamis büyük sevkle attim oltami. /Saatler misinanin ucunda denize karisti. /Ben yakalayamadigim baliklarin hepsini senin için sevdim. /Seninle yada sensiz, belki senden habersiz. /Gerilla bir ask savasinda yaralandim, beni birakin. /Kanimin aktigi toprakta askim nergis olup akacak. /Lirik remden çikarken, gözlerim dolmus, agliyorum. /Ben rüyalarin hepsini, senin için sevdim.
Duygularimizin sahte olup olmadigindan emin degildik ama gerçek tarifesinden sattik. Istemeden yada isteyerek birçok iyi insani aldattik. Biz kendimizi meshur zannediyorduk. Ve yalniz sig insanlar kendilerini tanirdi. (biz biraz derindik, yok yok iyiydik.)
Alintilar ve Esinlenmeler
Gitanes sert… -Jean Genet
Kilicimi erik… -Luis Althusser
Vladimir-Insan… -Samuel Beckett
Yagan Karlarin… -Hermann Hesse
Sen sik sik gülen… -Cemal Süreya
Ve yalniz sig… -Oscar Wilde
|